Kadir İNCESU: Suzan Uztan İle Dünden Bugüne

Kadir İNCESU: Suzan Uztan İle Dünden Bugüne


Hababam Sınıfı’nın ilk oyunundan sonra Rıfat Ilgaz sahneye fırlar; “İnek Şaban” Suzan Uztan ’ı kutlar ve ona şunları söyler:

“SUZAN BU OYUNUN YILDIZI SENSİN!”

Hababam Sınıfı yıllar önce ilk kez sahnelendiğinde İnek Şaban'ı oynayan tiyatrocu Suzan Uztan , 45-50 yaş civarı tiyatro severler için hiç de yabancı biri değil. Peki ya gençler için? Suzan Uztan ’ı yakından tanımak ister misiniz?

Suzan Hanım ’ı 24. İstanbul Kitap Fuarı sırasında düzenlenen “Hababam Sınıfı” söyleşisinde dinleme imkanı bulmuştum. Mehmet Saydur ve Aydın Ilgaz ile birlikte katıldıkları söyleşide konuşmasının sonlarına doğru sesi titreyerek “Burada Rıfat Ilgaz dostlarıyla bir arada olmanın mutluluğunu yaşıyorum, heyecanımı mazur görün.” demişti... Söyleşiyi izleyenlerin ayakta alkışlarıyla salondan çıktığında gözlerindeki ışıltı, yüreğindeki sevinç gülücüklerine yansıyordu. 
  Aydın Ilgaz ve Nilgün Ilgaz ile Hababam sınıfı’nın sahnelerdeki ilk İnek Şaban’ı, Suzan Uztan ’ı Cihangir’deki evinde ziyaret ettik.
2 saat boyunca söyleşme fırsatı bulduğumuz Uztan bize tiyatro serüvenini anlattı.
Memur bir ailenin ikizlerinden biri olarak Amasya’da dünyaya gelen

Suzan Uztan , sanatsever bir ailede yetişmenin de etkisiyle ilk kez bir okul müsameresiyle sahnelere adım atar. Oynadığı kelebek rolü onu o kadar etkiler ki kendi kendine oyunlar yazıp oynamaya başlar. Ailesinin 1947 yılında Ankara’ya yerleşmesi, Suzan Uztan ’ın hayatında ki dönüm noktalarından biridir. Bale hocası Madam Margo’nun aracılığıyla Devlet Tiyatroları’nın çocuk oyunları bölümüne başlar.1956 yılında Şehirli Kız adlı oyunda Viviet rolüyle ilk profesyonel çalışmasını yapar.Almanya’nın Münih kentinde Residence Tiyatrosu’nda bir yıl staj yapan Suzan Uztan , dönüşünde Adana Şehir Tiyatrosunda sahnelenen “Ters-Yüz” ve “Hürrem Sultan” oyunlarında başrol oynar.1960 ihtilali sonrası İstanbul’a yerleşir. Bu dönemde Bulvar Tiyatrosu, Karaca Tiyatrosu, Dormen Tiyatrosu ve Küçük Sahne’de sahnelenen pek çok oyunda rol alır. Ulvi Uraz, Suzan Uztan ’ın Zabit Fatma’nın Kuzusu oyunundaki performansından sonra yeni oyunda ona başrol vermeyi teklif eder.

İlk olarak 1966 yılında Ulvi Uraz Tiyatro Topluluğu'nca sahneye konulan. Hababam Sınıfı’nda, Zeki Alasya, Metin Akpınar , Ercan Yazgan, Ahmet Gülhan, , Ali Yalaz, Ulvi Uraz , Zihni Küçümen ile rol alır Suzan Uztan...
Suzan Uztan
o günleri anlatırken heyecanını yenemiyordu;

“Oktay Rıfat’ın Zabit Fatma’nın Kuzusu adlı oyununu oynuyorduk. Ulvi Uraz bir gün gelip yeni bir oyuna başlayacaklarını, oyunda bana da bir erkek rolü vereceğini söyleyince biraz şaşırdım. Ben şaşkın bir vaziyetteyken Ulvi Uraz bu rolü başarıyla oynayacağımı söylüyordu sürekli... 
 Oyun Rıfat Ilgaz ’ın ünlü yapıtı Hababam Sınıfı... Hababam Sınıfı’nı çok duymuştum ama henüz okumamıştım.

Ulvi Uraz’a “Ben yok olurum. Mafolurum. Bu rolü kabul etmiyorum” dedim. O da ısrarla “Hayır. Sen bu işi yapacaksın. Başka bir tiyatroda da olsan yine seni çağıracaktım. “ dedi. “İNEK ŞABAN” rolü böylece benim olmuştu. Ulvi Uraz bu rolün altından başarıyla kalkacağıma inandıktan sonra kabul etmekten başka çarem yoktu...

Rıfat Ilgaz ’ın beni oyunumda seyredeceğini söyledi Ulvi Uraz. Çünkü beni veto etmiş. Israrlar üzerine de oyunumu izlemeye karar vermiş.

Oyun sonrası Rıfat Ilgaz ile kostümlerimi bile değişmeden görüştüm. Rıfat Bey ellerimi avuçları arasına alarak “Seni bu rol için önce istemedim ancak bugün seni seyrettikten sonra kararımdan vazgeçtim. İnek Şaban’ı başarıyla oynayacağına inanıyorum.” dedi. O dönemlerde Rıfat Ilgaz adı yasaklıydı. Kitabına bile adın koyamamıştı. Kitabın üzerinde Stepne yazıyordu sadece... O dönemlerde Türkiye ’nin en merak edilen ismi Hababam Sınıfı’nın yazarıydı. Herkes Stepne’yi Rus yazar zannediyordu.

İlk prova için tiyatroya gittiğimde çok heyecanlıydım. O güne kadar oynamadığım bir rolü oynayacaktım. Çok sıkıntılıydım... Yıllardır hiçbir özveriden kaçınmayarak çalışmıştım. Belli bir yere gelen adımı biraz da tehlikeye atıyor gibi hissediyordum kendimi. O gece sabaha kadar uyumamıştım. Kararsızdım.

İlk provada Zeki Alasya’nın getirdiği kostümleri giydim; Ceket, pantolon, ayakkabı. Saçlarımı da erkek gibi kestirdim. Şaban miyop olduğu için kalın çerçeveli birde gözlük ayarladım. Gözlerimin altına çiller yaptım. 

 ( Suzan Hanım konuşmasına kısa bir ara verip başka bir odaya gidiyor. Geri geldiğinde elinde Türk Tiyatrolarının ilk İnek Şaban’ı Suzan Uztan ’ın oyun sırasında çekilmiş bir portresi duruyor. “Anlatmakla olmaz bu fotoğrafı görmelisiniz” diyor. Derin bir ah çekiyor, anlatmaya devam ediyor.)

Fakat kravatı bir türlü bağlayamadım. Alt katta bulunan erkeklerin soyunma odasına gittim. Bu kıyafetimle daha önce beni kimse görmemişti. İçeri girerken Ercan’ la çarpıştım.”Ulan o’lum dikkat  etsene” dedi bağırarak... Arkası dönük şekilde son hazırlıklarını yapan Zeki’ye şu kravatı bağlar mısın dedim?” Bi dakka oğlum, bi dakka” diyerek döndü. Dondu kaldı. Bir süre baktıktan sonra “Aaaa Suzan” dedi sevinçle; “Ben sana dememiş miydim? Sen çok iyi bir İnek Şaban olacaksın.” dedi. Artık hepimiz inanıyorduk bu işi başaracağıma, başaracağımıza...

Oyun inanılmaz şekilde ilgi gördü. Yapıt çok başarılıydı. Gerçekten de Rıfat Ilgaz bir şaheser yaratmıştı. Biz de elimizden geleni yapmıştık.. Tiyatro önündeki bilet kuyrukları bunun kanıtıydı. 

İlk oyun müthiş alkış almıştı. Rıfat Ilgaz oyundan sonra sahneye fırlayıp beni kucakladı. “Suzan, bu oyunun yıldızı sensin!” dedi.

Mutluluğumu tarif etmem imkansızdı o an...
 Oyun çok büyük bir başarı kazandı. Hiçbir izleyici anlayamadı İnek Şaban’ı bir kadının oynadığını. Daha sonra basına yansıyınca öğrendiler. Oyun sonrası kulise gelip benimle tanışmak istiyorlardı. Beni görünce ikna oluyorlardı. Hababam Sınıfı aylarca kapalı gişe oynadı. Oyunumuzun olmadığı pazartesi günleri yakın yerlere de turneye gidiyorduk.” 

 Suzan Uztan, Anadolu turnesine Ulvi Uraz ile arasında çıkan bir anlaşmazlık nedeniyle katılmaz tüm ısrarlara rağmen...

Hababam Sınıfı’nın  izleyiciler tarafından en çok aranılan oyuncusu olur.

            Hababam Sınıfı sahnelerde başarı üstüne başarı kazanınca film yapımcılarının  da dikkatini çeker. İnek Şaban rolü yine Suzan Uztan’a önerilir. Ancak film senaryosu Sansür Kurulu’ndan “Ben öğretmene ‘Kel’ dedirtmem” diyen bir öğretmenin karşı çıkması üzerine geçemez. Böylece Suzan Uztan’ı Hababam Sınıfı filmlerinde de İnek Şaban olarak izleme şansını bir avuç “kıl “ yüzünden kaçırırız.

Hababam Sınıfı’ndan sonra Mücap Ofluoğlu Tiyatrosu’nda oynamaya başlar. Kaktüs Çiçeği’ndeki rolüyle “İlhan İskender-En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü kazanır.

Sonrasında, “Diplomatik Bagaj”, “Dolap Beygiri” ve “Pepsi “ adlı oyunlarda gösterdiği performansla tiyatro severlerin takdirini kazanır. 
            Suzan Uztan 1976 yılında160.000 TL. sermaye ile bir tiyatro açar. 6 ay sonra da kapatmak zorunda kalır 150.000 Tl. zarar ile... Yaşadığı hayal kırıklığı Suzan Uztan’ın tiyatrodan uzaklaşmasına neden olur. 12 Eylül pek çok özel tiyatronun kapanmasına neden olsa da Suzan Uztan pek çok teklif alır yine de... Bütün bu tekliflere üzülerek de olsa “Hayır” demek zorunda kalır. Çok sevdiği annesinin hasta olması nedeniyle bir daha sahnelere dönmez. Annesinin rahatsızlığı süresince -5yıl- başından bir an olsun ayrılmaz. 
            “Tekrar sahneye çıkmak mı? İyi bir oyun olursa, neden olmasın?” diyor bir sorumuz üzerine...

Suzan Uztan uzun süredir Cihangir’de duvarlarını fotoğraflarının süslediği bir evde eşi Ali Bey ve altı kedisiyle yaşıyor.

 

Not: Suzan Uztan’ı ne yazık ki 23 Nisan 2006’da kaybettik. Anısına saygıyla.... 20 Ağustos 2006 Cumhuriyet