Deniz N. Akbal: Rıfat Ilgazın evi onarılıyor
Deniz N. Akbal: Rıfat Ilgaz ’ın evi onarılıyor

 

Şefimiz, Ruhi Su Dostlar Korosu olarak 10. Cide Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivali kapsamında konser vereceğimizi söyleyince çok heyecanlandım. Bu vesileyle çok sevdiğim Rıfat Ilgaz'ın dünyaya geldiği Cide'yi görme imkanı da bulacaktım.
Cide'yi Rıfat Ilgaz'ın adıyla duymuştum; bir çok insan gibi... Çocukluğumun hayata karşı isyanına Rıfat Ilgaz ve onun gibi değerli aydınların şiirleri ve romanlarıyla bayrak açmıştım.
Nerden buldum? Kim öğretti? Bilmiyorum. Çok şanslı sayılmazdım, çevremde pek okuya(n)bilen yoktu; bir iki kişi dışında... Herkes durmadan çalışır, çalışırdı. Ben de başladım çocuk denecek yaşta çalışmaya. Rıfat Ilgaz'ın şiiri hep baş ucumda oldu. Edebiyatımızın büyük ustası “Cide için Sarıyazma” adlı romanında şunları söylemiş:
"Cide, doğduğum eşsiz, benzersiz memleket… Ne iyi etmiş de anam beni bu cana yakın memlekette doğurmuş!.. Her şeyimi yitirdiğim günlerde Cide’nin belleğimin duvarlarına yansıyan görünümü ile dirilir, yaşama gücümü tazelerdim."
Hemen hemen her yapıtında doğduğu topraklardan bahseden Rıfat Ilgaz'ın, dünyaya geldiği evi, yürüdüğü sokakları, kıyısında oturduğu Cide sahillerini ve dostlarını görecek olmanın heyecanı sardı beni ve arkadaşlarımı...
Biraz da hüzünlenmedim dersem yalan olur.12 Eylül'den kısa bir süre sonra göz altına alınan Rıfat Ilgaz , festival yürüyüşünün yapıldığı cadde de yürütülmüş mavi bereli komandolar arasında, gözleri bağlı, elleri arkadan kelepçeli olarak....Sonra Cide Stadı'nda bekletilmiş gözaltına alınan diğer aydınlarla birlikte... Şimdi o stad da 20.000 kişinin izlediği konserler veriliyor festival kapsamında...
Rıfat Ilgaz'ın şiirleri yankılanıyor. Cideli hep beraber haykırıyor sevgisini Koca Çınar'a...
Cide.... Güzeldi dahası en güzeli için uğraş veriliyordu, karşılıksız ve sevgiyle... 10. Cide Rıfat Ilgaz Sarı Yazma Kültür ve Sanat Festivali'nde, Orada olmaktan mutluydum ama biraz da buruk. Çünkü güzellikler yitip gitmesin, yarınlara da kalsın diyorduk. İmece usulü. Biz başka bir aydınımızın yine zamanında kadir kıymeti bilinmemiş ama aynı değerlere layık Ruhi Su'nun Dostlar Korosu olarak oradaydık. Gençtik, canlıydık ve mutluyduk. Elimizden gelenin en iyisini yapmak, türkülerimizle haykırmak için sahneye çıktık. Tek bir yürekle söylemeye çalıştık türkülerimizi. Sevgili Aydın Ilgaz ve arkadaşları hepimiz kadar heyecanlıydı. Konserimizi bitirdiğimizde Ruhi Su'nun büyük afişini salona taşımak Aydın Ilgaz'ın koca yüreğine düşmüştü. Çok duygulandık. İkisinin yeri o kadar güzel ki yüreğimizde. Sevgili şefimiz Ortaç iki parça daha söyletti. Salondaki güzel yürekli insanların alkışlarına karşılık. Hemen attık yüreğimizden hüznü. Söyleyeceğimiz türkülerde hüzün bir kara mizah misali güldürdü yüreğimizi. Gıydıvan'ın Kızları ve Cide'nin Çeşmesi son türkülerimizdi. Ruhi Su'nun sesiyle beraber Drama Köprüsü’nü söyleyip çıktık salondan.
Ertesi gün Cide'yi keşfe çıktım fotoğraf makinemle... Atatürk Caddesinde hızlı hızlı yürürken aradığım numarayı geçmemeye çalışıyorum. İçim kıpır kıpır... 61, 63, 65 .... Ve evet 67 numara burası... Yooo yooo olamaz.

 

Yanılıyorum galiba... Büyük Usta'nın doğduğu ev bu olamaz... Daha doğrusu Büyük Usta’nın doğduğu ev bu durumda olmamalı... Evin ön yüzünde büyük boy bir Rıfat Ilgaz posteri olmasına rağmen, yine de oradan geçen bir kaç kişiye soruyorum. Başları önde cevap veriyorlar; "Evet, Rıfat Ilgaz'ın doğduğu ev burası." diyorlar. Ev neredeyse yıkıldı yıkılacak durumda... Üzülerek de olsa bir kaç kare fotoğraf çekiyorum. Başı eğikler kervanına ben de katılıyorum...
Cide ADD'ye de uğruyorum. Gülümseyen yüzler karşılıyor beni. Rıfat Ilgaz'ın evinin içler acısı halini anlatıyorum. Sabırla dinleyip müjdeyi veriyorlar... Cide Belediyesi ’nin evi Kültür Bakanlığı'ndan "Kültür Evi ve Müze" yapmak şartıyla aldığını anlatıyorlar. Cide Belediye Başkanı Nejdet Demir en kısa zaman da hazırlıkları bitirip evi Rıfat Ilgaz'a layık bir duruma getireceklerini söylüyor... Artık evin önünden başım dik olarak geçebilirim. Hemen Ruhi Su Dostlar Koro'sundaki arkadaşlarımla konuşmalıyım. Mutlaka bizim de yapabileceğimiz bir şeyler vardır.
O evin temelinde bizim de tuzumuz olmalı...
Dönüş yolunda biraz buruktuk doğrusu...
Yine de ümitliydik çünkü ümitli olmak güzeldi. Bizi ayakta tutacak olan da ümitti, YANLIZ DEĞİLDİK bu ümidi yeşertirken...

 

Deniz N. Akbal

 

Gazete K adıköy 28 Temmuz 2005