: : Çınar Yayınları

Anasayfa

Yayın Arama

Yayın / Yazar adı

Yayın türü:
 

Detaylı arama

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol


Nuh Köklü: Memleket 50 yıldır hep aynı sınıfta Yazdır E-posta
Nuh Köklü : Memleket 50 yıldır hep aynı sınıfta

 

İnek Şaban, Kel Mahmut, Güdük Necmi... Hababam Sınıfı hayatımıza 50 yıl önce, eserin yazarı Rıfat Ilgaz'ın takma bir isimle yazdığı hikâyeyle girdi.

Türkiye sınıf olsaydı adı Hababam olurdu

İnek Şaban, Kel Mahmut, Güdük Necmi... Hababam'ın yarım kadrosu böyle. Onlar hayatımıza 25 Temmuz 1956'da Dolmuş dergisinde Stepne imzasıyla yazılan bir hikâyeyle girdiler. Aradan 50 yıl geçti hâlâ aramızdalar.

İlhan Selçuk, Cumhuriyet gazetesinde 24 Mayıs 1965'teki yazısında Hababam için, "Hepimizin sınıfıdır o," demişti. Yani, ilk tefrika olarak yayınlanmasından dokuz yıl sonra. Aradan 50 yıl geçti, 25 Temmuz 1956'da Dolmuş dergisinde yayınlanmaya başlanan Habam Sınıfı hâlâ konuşuluyor.Yazarı Rıfat Ilgaz , onu beyazperdeye aktaran Ertem Eğilmez, ilk İnek Şaban karakterini canlandıran Suzan Uztan , o karakterin kamera önünde hafızalarımıza kazılmasına vesile olan Kemal Sunal, filmin müziklerini yapan Melih Kibar, sınıfın Hafize Ana'sı Adile Naşit... Hepsi de bu dünyadan göçtüler, hepsinin
de adları Hababam Sınıfı ile birlikte anıldı. Peki bu eserin hâlâ konuşuluyor olmasının nedeni bu olabilir mi?

BİZİM SINIF
Cumhuriyet gazetesindeki aynı yazıda İlhan Selçuk, "Hababam Sınıfı, herhangi bir okulun yatılı sınıfıdır," der. Hayatının bir kısmını okul koridorlarında geçirenlerin, "Hababam Sınıfı gibiydik" demişliği vardır, dahası bu deyim curcunalı, bol şamatalı ortamlar için kullanılır oldu. Hababam Sınıfı gibi meclis, Hababam Sınıfı'nı aratmayan okul vs... Dahası herhangi bir okulda Güdük Necmi'ye, Badi Ekrem'e, Kel Mahmut'a benzetilenlerin istatistiğini tutsanız
epeyce mesai harcarsınız. Peki Hababam Sınıfı'nı hâlâ konuşuyor olmamızın nedeni bu olabilir mi? Rıfat Ilgaz bir yazısında 'kitapta eğitim sistemindeki üç şeyden; ezbercilikten, kopyadan ve saygılı olma adına yapılan yalakalıktan' bahsedip eğitim sistemine dikkat çekmek için bu kitabı yazdığını söyler. Aradan 50 yıl geçti eğitim sisteminde değişen bir şey yok, dahası okul koridorlarında, cinayetten, uyuşturucudan bahsedilir oldu. Belki de hâlâ Hababam Sınıfı'nı konuşuyor olmamızın nedeni o sınıfı, o sınıfın öğrencilerini özlüyor olmamızdır.

 

'Türkiye'nin yarısı bizim olurdu...'

Aydın Ilgaz : Yayıncı- Rıfat Ilgaz'ın oğlu "Hababam Sınıfı'nın başarısı, babamın yazdığı roman kadar onun iyi aktarılmasıyla da ilgilidir. Babamın da söylediği gibi eserde üç öğe öne çıkar; 'Kötü öğrenci yok, kötü eğitim sistem var; ezberciliğe ve kopyacılığa yol açma; üçüncü olarak da yalakalık.' Bu üç öge, 50 yıldır eğitim sisteminde değişmedi. Örneğin bugün bir gazetede üniversite sınavında kopyacılığın arttığı yazıyordu. Babam, her zaman keşke kitap bu kadar ünlü olmasaydı da eğitim sistemi değişseydi derdi. Maalesef bu kadar başarılı bir eser için bazı haksızlıklar yaşandı. Yıllar önce Melih Kibar'a dizi müziklerinden ne kadar kazandığını sormuşlardı o da, 'Eğer gerçekten teliflerini alsaydım, şimdi kendi adam olurdu,' demişti. Rıfat Ilgaz da eserlerinin hakkını alsaydı şimdi ada değil ama, Türkiye'nin bir kısmının sahibi olabilirdi. Şu anda eserin bütün yayın hakları, isminin patenti bize ait."

 

'Hababam, hayatın gerçeğiydi'

"Hababam Sınıfı'nın bugüne kadar hatırlanıyor olmasında Rıfat Ilgaz kadar Ertem Eğilmez'in de rolü vardır. Film çekildiği yıllarda sansür vardı, hatta senaryoyu yazmaya başladığımızda Türk eğitim sistemini zedelemeyecek şeyleri yazmaya çalışmıştık. Gerçekten de o zaman Haydarpaşa Lisesi'ne (eserin esinlendiği okula) başarısız öğrenciler giderdi. Ertem Bey, komediyi iyi bilirdi. Kalıcı işler yapmak lazım, ben Bizimkiler'i çektim, tıpkı Hababam'da olduğu gibi karakterler hâlâ hafızamızda. Şu sıralar bütün komedilerde bir takım simgelerle anlatılıyor hikâye, ama hikâye somut hayatın içinden bulunmalı."

Hababam'ın muharriri kimdir?

* Sınıf adlı şiir kitabı 1944'de Devrim Yayınları tarafından yayınlandı, yayıncı Süper Baba dizisinin dedesi İhsan Devrim'di.

* 25 Temmuz 1956'da Dolmuş dergisinin 30. sayısında Stepne takma adıyla Hababam Sınıfı yayınlanır. Dizi 78 hafta sürer ve ardından kitap olarak yayınlanır. Kitabın kapağını Turhan Selçuk hazırlar, kapağa imza olarak Stepne yazılır.

* 6 Haziran 1957'de Ilgaz'ın ismi Hababam Sınıfı'nın muharriri olarak açıklanır.

* 1965'te Karamürsel'de bir otel odasında Ilgaz, romanını oyunlaştırdı. Oyunu Ulvi Uraz yönetti. Daha sonra Oğuz Aral ve başkaları tarafından defalarca sahnelendi.

* 1966'da kitabın film haklarını Atıf Yılmaz ve Orhan Günşıray'ın ortak olduğu Yerli Film aldı ama sansür engelini aşamadı.

* 1974'te Ertem Eğilmez'in sahip olduğu Arzu Film , Hababam Sınıfı'nı çeker ama film Rıfat Ilgaz'a göre 'sabun köpüğü ve kendi mizahına uygun olmayan sahneler içerir'. Başlangıçtaki anlaşma tek film üzerine olmasına rağmen eserden yola çıkarak, Hababam Sınıfı (1974), Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı (1975), Habam Sınıfı Uyanıyor (1976), Hababam Sınıfı Tatilde (1977), Hababam Sınıfı Dokuz Doğuruyor (1978), Hababam Sınıfı Güle Güle (1981), Hababam Sınıfı Merhaba (2003- Yön: Kartal Tibet), Hababam Sınıfı Askerde (2004-Yön: Ferdi Eğilmez), Hababam Sınıfı Üç Buçuk (2005- Yön: Ferdi Eğilmez) adlı filmler çekilir.

* 1986'da kitap Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Doğan Heper'in önerisiyle yazı dizisine malzeme olur.

Rıfat Ilgaz : Sınıf'ın başöğretmeni

Rıfat Ilgaz nüfus kütüğüne göre 7 Mayıs 1911'de, kendi anlatımına göre ise, 'duvarları deniz kokan bir ahşap evde şubat soğunda' doğmuştur. Şiir yazmaya ortaokul yıllarında başladı. İlk şiiri Kastamonu'da yayınlanan Nazikter gazetesinde 27 Temmuz 1927'de yayınlandı. 1930 yılında Kastamonu Muallim Mektebi'nde okurken Nazım Hikmet'in 835 Satır şiirini okuyarak, şiir tarzını geliştirdi. 1939'da İstanbul Karagümrük Ortaokulu'nda Türkçe öğretmenliğine başlayan Ilgaz'ın, o dönemki yazıları Çığır, Oluş, Ulus , Güneş, Yücel, Varlık, Hamle ve Yeni İnsanlık dergilerinde yayınlandı. Ömer Faruk Toprak ile 9 Eylül 1942'de Yürüyüş dergisini çıkardılar. Bu dergide Orhan Kemal, Sait Faik, Cahit Irgat, A.Kadir, Nazım Hikmet (İbrahim Sabri) ile birlikte çalıştılar. 1943'te ilk kitabı Yarenlik'i yayınladı. Ocak 1944'de Sınıf adlı şiir kitabı çıktı, sıkıyönetim kararı ile toplatıldı. Şubat 1947'de Sabahattin Ali, Aziz Nesin ve Mim Uykusuz'un çıkardığı Marko Paşa kadrosuna girdi. Sık sık kapatılan bu derginin daha sonraları sorumlu müdürlüğünü üstlendi. Derginin adı Malum Paşa, Merhum Paşa, Hür Marko Paşa olarak sık sık değişiyordu. 1952-1960'da Tan gazetesinde dizgici-musahhih ve röportaj yazarı olarak çalıştı. Turhan ve İlhan Selçuk'un çıkardığı Dolmuş dergisine "Stepne" takma adıyla yazılar yazdı. Hababam Sınıfı, Pijamalılar (Bizim Koğuş), Don Kişot İstanbul'da bu dergide dizi olarak yayınlandı. Hababam Sınıfı'nı da isminin sakıncalı olması nedeniyle "Stepne" (Yedek Lastik) takma adıyla yazdı. Ilgaz, 1970'te Basın Şeref Kartı'nı aldı. 1974'te emekli oldu. Doğum yeri olan Cide'ye yerleşti. 12 Eylül 1980 döneminde gözaltına alındı. 70 yaşında gerekçesiz sorguya çekildi ve gözaltında kaldı. Tutukluluğu sona erince 7 Temmuz 1993'teki ölümüne kadar yaşayacağı İstanbul'da oğlu Aydın Ilgaz'ın yanına yerleşti.

 

 

11 Temmuz 2006 - Sabah

 

 
< Önceki   Sonraki >