|
18 Ocak 2005 Cumhuriyet
Yazarlarımızın, sanatçılarımızın değerini bilmek, adlarını yaşatmak bir görevdir Rıfat Ilgaz Evi ve
K ültür Bakanlığı *Ülkemizin kültür elçileri olan sanatçılar, yurtdışında ülkemiz adına çok çok büyük başarılara imza atmışlardır. Nâzım Hikmet, Aziz Nesin, Turhan Selçuk, Fazıl Say, Yaşar
K emal, İdil Biret, Suna
K an, Semiha Berksoy, sinema sanatçılarımız ve daha niceleri ülkemizin bilinmesi, tanınması konusunda parayla ölçülemeyecek katkılar sunmamışlar mıdır?
H. HÜSEYİN YALVAÇ
''Bir şey olmak isteyenler ve bir şey yapmak isteyenler'' in çok net şekilde ayrıldığı insanlık tarihinde, insanın ve dünyanın geleceğine her zaman, ''bir şey yapmak isteyenler'' olumlu yönde katkıda bulunmuştur. Çünkü bu insanlar ''ben'' ini kırmış ''biz'' leşmişlerdir. Sınıflar arası mücadelenin varlığı da, burada kendini göstermiş, ezenler her zaman ''biz'' leşenlere baskı uygulamıştır.
Rıfat Ilgaz , 82 yıllık yaşamında hep ''biz'' i aramış, ''biz'' olmuş ve ''biz'' leri çoğaltmanın kavgasını vermiştir. Şiir, roman, öykü, deneme, çocuk kitapları, anı dallarında 50'ye yakın ürün veren
Rıfat Ilgaz , tüm çalışmalarında ''bir şey yapmayı'' düşünerek hareket etmiştir. Sınıfsal mücadelede taraf oluşu acıları da birlikte getirmiş, hapislik, sürgünlük, meslekten atılma ve hastalıklar yaşamının iskeletini oluşturmuştur.
Yakınmamış, halkına inanmaktan, ülkesini sevmekten başka bir değere, bireysel çıkarı nedeniyle yönelmemiştir.
K imi insanların doğum ve ölüm tarihleri arasındaki çizgi bu nedenle her zaman onurludur ve öyle kalacaktır. Bu gücü kendilerinde bulamayanların fiyatı da satın alanlar tarafından belirlenmektedir. Onların maliyet hesabı bile yapılamaz.
Yıkılmak üzere bir tarih
Ayhan, okumayı, ülkesini tanımayı seven sıradan bir vatandaş, arkadaşım benim. Bu yıl
K aradeniz Bölgesi'ne yaptığı yolculuktan sonra dertleşirken; "Abi, Cide'ye uğradığımda Rıfat Ilgaz'ın doğup büyüdüğü evi gördüm. Şok oldum dersem, inan. O koskoca yazarın evi harabe olmuş. Nasıl bir ilgisizlik bu?" diye söz edince, doğrusu ben şaşırmadım. Çünkü Rıfat Ilgaz'ı hem yakından tanıyordum, hem de yaşamını detaylı biliyordum. Onca bedel ödettikleri yazarımıza karşı kinleri soğumuş muydu ki evine sahip çıksınlar? Bu tür olaylara o kadar çok alıştırılmışız ki, hatta yaşamışız ki, yadırgatmıyor bizi. Aslında yanlışa alıştırılmaktan başka bir şey değil.
Dünya edebiyatında anıları, okuduğunuzda ya da o yazarlar, şairler hakkında araştırma yaptığınızda, ülkelerinde, devletin hiç de siyasal davranmadığını (belli bir aşamadan sonra), o insanların değerini bildiklerini görüyorsunuz. Bu değer bilme, evlerini müze haline getirmeyi bırakın, oturdukları pastaneleri, kahvehaneleri tespit ederek, çay içip söyleştikleri masaya adları yazılı plaket çakmaya kadar uzanıyor. Oysa ülkemizde hep kişiler, vakıflar bu işleri yürütmeye çalışıyor. İktidarlar siyaseti o kadar basit noktaya taşıyorlar ki, bir belediyenin bir caddeye ya da sokağa verdiği adı, başka bir siyasi görüşün belediyesi işbaşına geçtiğinde kaldırabiliyor. Sanat siyasetin dışında değil elbet ama bir de sanat diye bir umman var ortada.
K üçük düşüncelerin, kültür birikimini bu şekilde yok etmesi insanlığa ve insana yapabileceği en büyük düşmanlık gibi geliyor bana.
Bu nedenle
K ültür Bakanlığı bu konularda daha ciddi davranarak tüm halkın bakanlığı olduğunu ve sanatçısını ayrım yapmadan sahiplenmek zorunluluğunu kavramalı ve içselleştirmelidir. Cide'deki, Rıfat Ilgaz'ın doğup büyüdüğü ev bu bakımdan bir an önce restore edilmeli, halkın hizmetine açılmalıdır. O insanlara borçlu olduğumuz hiç unutulmamalıdır. Hele de iktidarlarca.
K ültür Bakanlığı'na düşen
Ülkemizin kültür elçileri olan sanatçılar, yurtdışında ülkemiz adına çok çok büyük başarılara imza atmışlardır. Nâzım Hikmet, Aziz Nesin, Turhan Selçuk, Fazıl Say, Yaşar
K emal, İdil Biret, Suna
K an, Semiha Berksoy, sinema sanatçılarımız ve daha niceleri ülkemizin bilinmesi, tanınması konusunda parayla ölçülemeyecek katkılar sunmamışlar mıdır?
K ültür Bakanlığı danışmanlarıyla gerekli tespitleri yaparak örneğin Cide'de
Rıfat Ilgaz , Çıldır'da Âşık Şenlik, Bayburt'ta Zihni için; Ziya Gökalp, Cahit Sıtkı Tarancı için
Diyarbakır 'da, Ahmet Muhip Dıranas için
Sinop 'ta,
Enver Gökçe için
K emaliye'de kalıcı eserlere imza atabilir. Bu konuda Türkiye Yazarlar Sendikası,
Edebiyatçılar Derneği , Yazarlar Birliği gereken desteği verir, bilgi alınmak istenirse.
K imi güleceğim geliyor.
K usura bakma sevgili
Rıfat Abi , harabeye dönmüş olsa da evinizin yeri belli hiç olmazsa. Ya yitip giden, izi kalmayan nice değer? Evet,
K ültür Bakanlığı gerekli ilişkileri kurarak Cide'den bu işe başlamalı bence. Rıfat Ilgazlar hep öncü olmuştur, bu konuda da öncü olsun.
Restore edilip hizmete açılacak
Rıfat Ilgaz Evi, hem
K ültür Bakanlığı'na, hem de halkımıza onur verecektir.
|