: : Çınar Yayınları

Anasayfa

Yayın Arama

Yayın / Yazar adı

Yayın türü:
 

Detaylı arama

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol


Hasan Barışcan: HABABAM OKULLARI Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Hasan Barışcan HABABAM  OKULLARI

 


                    “Hababam Okulları” da nereden çıktı? Yılardır ezberledik biz onu. Hababam Sınıfı’nın adını, oyuncularını. Başta İnek Şabanı, Adile Teyzeyi, Kel Mahmut’u, Tulum Hayri’yi,Kalem Şakir’i, Badi Ekrem’i, Güdük Necmi’yi.......  hangimiz unutabiliriz ki ! 

                    Bu günlerde  hep onlarla birlikteyim. Ankara Üniversitesi, Kastamonu  Meslek Yüksek Okulu; 10-11-12 Mayıs  2006 tarihlerinde “ Rıfat Ilgaz Sempozyumu” düzenlemeyi kararlaştırmış. Rıfat Ilgaz Kültür Merkezi’ne uğradığımda Aydın Ilgaz ,  sempozyumdan sevinçle söz etti. Rıfat Ilgaz adına çok sevindim.  O’nun doğduğu, okuduğu yerdeki bir yüksek okulun, böyle bir sempozyumu düzenlemesi eğitim adına da kutlanacak bir uğraş. Başta  okul müdürü, Prof. Dr. Bahri Gökçebay  olmak üzere bu güzel eğitim etkinliğine katkıda bulunan; öğretim görevlisi, çalışanı, öğrencisiyle tüm Kastamonu Meslek Yüksek okulu’nu kutluyorum. Olayı duyunca  Aydın Ilgaz gibi ben de çok heyecanlandım. Bu etkinlikte bulunmak için kolları sıvadım. Tam bana göre de bir konu belirlemişlerdi: “ Rıfat Ilgaz ’ın Yapıtlarında Eğitime Bakışı”

                    “Sınıfın Efsanesi” ile başladım işe. Aydın Ilgaz , Hababam Sınıfı’nın yazılışını, yayınlanışını, tiyatrolarını, filmlerini anlatmış. Bir yazarın oğlu olarak yaşadıklarını, bir yazarın kendisinin söylemekte zorluk çektiği yaşamını  belgelemiş bizlere. Rıfat Ilgaz ’ın  deyişiyle : “Sınıfın mimli ozanını, Hababam Sınıfı’nın ünlü yazarı” nı anlatmış kitabında. Bu kitabı okurken, yıllardır  tanıdığım baba, oğul dostlarımla birlikte olmak beni çok ama çok mutlu etti. Aydın Ilgaz ’a  teşekkür ettim.

                    Rıfat Ilgaz ’ın “Bütün Şiirleri”ni yeniden okudum. Yarenlik, Sınıf, Yaşadıkça, Devam, Üsküdar’da Sabah Oldu, Soluk Soluğa, Karakılçık, Uzak Değil, Güvercinim uyur  mu, Kulağımız Kirişte, Ocak Katırı Alagöz adlı şiir kitaplarını bir araya toplayarak  ozana yakışır bir şiir kitabı yayınlamış Çınar Yayınları. 

                    Okumaktan yorulduğum an bahçeye çıkıyorum. Bahar, bizim  bahçeye iyice yerleşti. Erik ağacının  çiçekleri bembeyaz. Mini mini beyaz çiçekleri ile donandı erik ağacımız. Kayısının çiçekleri pembe pembe, açtı açacak, henüz tomurcukta. Bir iki güne kalmaz onlar da açılıverir. Bahçemiz iki bölümlü. Bir bölümü ağaçlara ait. Bu bölümde hiçbir şey yapmıyorum. Sadece suluyorum  bütün yaz boyu. Serbestçe yetişen otlar insan boyunu aşıyor. İçi görünmez bir ormana dönüşüyor. Bir köşedeki gülleri, ortancaları korumak için sık sık müdahale etmek zorunda kalıyorum. İkinci bölüm ise bizim kullanımımızda olan bir bölüm. Yazın masamızı sandalyemizi atıp keyif yaptığımız bölüm.  Bu bölüm, bakım istiyor, özen istiyor. Yazın rahatça kullanabilmemiz için şimdiden hazırlıklar yapmamız gerekli. 

                    Her gün bir kısmını belleyerek toprağı aktardım. Tezeklerini ezdim. Küçük büyük taşlarını ayıkladım. Saç tarar gibi  kazdığım kısmı tekrar tekrar tırmıkladım. Bazı  kısımlarına arnavut kaldırımı döşenen taşlardan  sıra ile toprak seviyesinde taşlar dizdim. Çim tohumunu eşit şekilde ektim. Üzerine ince bir toprak serptim. Bir tahtayla  toprağın üzerini  takozladım. Her gün sulayarak çimlerin yeşermesini sabırla bekliyorum. Bir ay sonra çimleri  biçerek, ayrık otlarını ayıklayarak yemyeşil bir bahçede dostlarımızı ağırlayacağız. Tepemizdeki kızgın güneşi bizim için durduracak olan  nar ağacımız, top top meyvelerini olgunlaştıracak güneşle.

                    Bahçede yorulunca, Hababam Sınıfı’nda dinleniyorum. Hababam Sınıfı Baskında, Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı, Hababam Sınıfı Uyanıyor,  tiyatro kitaplarından sonra  Hababam Sınıfı ve Hababam Sınıfı İcraatın İçinde adlı romanları da yeniden okuyorum. Sanki ilk okuduğum an gibi yeniden  tat alıyorum  her birinden.

                    Bu günlerde, günlük gazetelerin başlıklarını okudukça, Hababam Sınıfı’nın yazarını tüm toplum olarak yıllardır anlamadığımızı, anlayamadığımızı, anlamak istemediğimizi düşünüyorum. Milliyet Gazetesi: Okulda Alarm, Okul Çetelerine Kameralı Takip, Herkes Göreve. Cumhuriyet Gazetesi: Liseliler Okul Bastı. Sabah Gazetesi: Bıçaklı Öğretim. Radikal Gazetesi: Bu Tezgahı Kim Bozacak  gibi başlıklarla sadece İstanbul’dan değil, yurdun her yanından okullarda yaşanan dramı anlatıyorlar. Köşe yazarları öğretmenlerin, velilerin feryadına yer veriyor.

                    ‘Hababam Sınıfı’nın  kitap olarak ünü, defalarca tiyatrolarda oynanışı, Filmlerinin tekrar tekrar çekilişi , toplumca coşkuyla beğenilmesinin benimsenmesinin  nedeni herkesin kendi sınıfında benzer şeyleri yaşadıklarıyla özdeşleşmesinden kaynaklanıyor. Büyük ozan Rıfat Ilgaz   bu günleri görseydi, son “Hababam Sınıfı” kitabı olan, “Hababam Sınıfı İcraatın İçinde kitabından sonra  sanırım “Hababam Okullarının” adlı romanı yazardı. Okullardaki, çeteleri, öğrencilerin, öğretmenlerin bıçaklanmasını, eğitim dışı  yapılanları, yönetilemeyen  okulları kitabında  anlattıkça her ilden, her ilçeden bu bizim okul diyerek eserle kendilerini özdeşleştirenler  ünlü yazarı yeniden ünlendirirlerdi

                    Ülke eğitimi, bütün bu olumsuzlukları yaşarken, günün iktidarı sadece küçük, siyasi çıkar peşinde koşmaktan başka bir şey yapmıyor. Yapması bir yana, yıllardır yapılanların iyi yanlarını da ortadan kaldırmak için sadece bozuyor.  Kendi  küçük siyasi emelleri için çözümü varolanı da  bozmakta arıyor. 

                    İktidardan çözüm gelemeyeceğini  düşündüğümüze göre, eğitimdeki bu gidişin toplumumuza faturasını  en aza  indirgemek için  bizim bahçedeki sadece suladığımız bölüm gibi  kendi başına bırakılan bir eğitim kitlesi yerine,  emek verilen, özen gösterilen, bakım yapılan bir bahçe gibi  çocuklarımızı ve gençlerimizi yetiştirmek zorundayız. Bunun için de eğitimi bozan, çözümü polisiye gibi eğitim dışı tedbirlerde arayan günün yöneticileri yerine, ülkenin öğretmenlerine, bilim adamlarına, velilere, şiirimizin büyük ozanı, eğitim sistemimizdeki yanlışlıkları bize yıllardır sunan, Rıfat Ilgaz ’ın  bir  şiiriyle seslenelim. 
  
                                                  AYDIN MISIN

 

                                        Kilim gibi dokumada mutsuzluğu
                                        Gidip gelen kara kuşlar havada
                                        Saflar tutulmuş, top sesleri gerilerden
                                        Tabanında depremi kara güllelerin
                                        Duymuyor musun

 


                                        Kaldır başını kan uykulardan
                                        Böyle yürek böyle atardamar
                                        Atmaz olsun
                                        Ses ol şık ol yumruk ol
                                        Kara yeller başına indirmeden çatını
                                        Sel suları bastığın toprağı dönüm dönüm
                                        Alıp götürmeden büyük denizlere
                                        Çabuk ol

 

                                        Tam çağı işe başlamanın doğan günle
                                        Bul içine tükürdüğün kitapları yeniden
                                        Her satırında buram buram alın teri
                                        Her sayfası  günlük güneşlik
                                        Utanma suçun tümü senin değil
                                        Yırt otuzunda aldığın diplomayı
                                        Alfabelik çocuk ol
  
                                        Yollar kesilmiş alanlar sarılmış
                                        Tel örgüler çevirmiş yöreni
                                        Fırıl fırıl alıcı kuşlar tepende
                                        Benden geçti mi demek istiyorsun
                                        Aç iki kolunu iki yanına
                                        Korkuluk ol
                                        Rıfat Ilgaz                              (1)

 

   
1) Rıfat Ilgaz- Bütün Şiirleri- Çınar Yayınları- İST.

 

27 Mart 2006 / Milliyet

 

 
< Önceki   Sonraki >