: : Çınar Yayınları

Anasayfa

Yayın Arama

Yayın / Yazar adı

Yayın türü:
 

Detaylı arama

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol


Kadir İncesu : RIFAT ILGAZ KADIKÖYDE ANILDI Yazdır E-posta

                        Kadir İncesu : RIFAT ILGAZ KADIKÖY’DE ANILDI

                                                                                             

Türk Edebiyatının Koca Çınarı Rıfat Ilgaz 15 Mayıs Pazar günü Nazım Hikmet Kültür Merkezi , Ruhi Su Konferans Salonu’nda düzenlenen bir etkinlikle anıldı. Doğumunun doksan dördüncü yılını kutladığımız “Sınıf’ın Mimli Ozanı” Rıfat Ilgaz için düzenlenen etkinlik İrfan Ertel ’in hazırladığı dia gösterisiyle başladı.

            Dia gösterisi sonrası “Sosyalist Yürüyüşün Genç Ozanı” konulu panel gerçekleştirildi. Panelin ilk konuşmasını Aydın Ilgaz yaptı. Aydın Ilgaz konuşmasında, Rıfat Ilgaz ’ın 1944 yılında yayınladığı “Sınıf “adlı şiir kitabı nedeniyle başına gelenleri anlattı. Aydın Ilgaz özetle şunları söyledi: “Sadece Hababam Sınıfı’nın şairi olarak lanse edildi, tanıtıldı. Oysa o “Sınıf”ın şairiydi. Ve her zaman sınıfının ozanı olmaya devam etti. Hababam Sınıfı dışında kalan bütün eserlerini göz ardı ettiler. Karartma Geceleri, Pijamalılar, Apartman Çocukları, Sarıyazma, Yıldız Karayel, on bir şiir kitabı ve daha niceleri... Ancak Rıfat Ilgaz ’ın gerçek okurları ve sevenleri her zaman ona sahip çıkmışlardır. Bugünde kitaplarına gösterilen ilgi babamın “Dört Mevsim” adlı şiirini getiriyor aklıma...

YÜZYIL’ımı dörde böldüm...

 

Her bölümü bir mevsim,

 

Biri kaldı, üçü gitti...

 

YAZ’ gitti, GÜZ’ü gitti,

 

Karlı, tipili KIŞ’ı gitti,

 

Yemyeşil bir bahar kaldı!

 

Önümüzde yemyeşil bir bahar bizi bekliyor... Ayrıca bu etkinliğin babam için “Ben evrensellikten yöreselliğe, Rıfat Ilgaz ise yöresellikten evrenselliğe geçmiştir.” diyen Büyük Şairimiz Nazım Hikmet’in adını taşıyan bir Kültür Merkezi ’nde yapılması beni ayrıca gururlandırıyor.”

Şair Müslim Çelik ise  Rıfat Ilgaz ’ın şiirinin gelişimiyle ilgili bilgiler verdi.2. Dünya Savaşı’nın Rıfat Ilgaz ’ın şiirini biçimlendirdiğini belirten Çelik “Şiirinde bağımsızlık söz konusudur... Yazdıkları toplumun sorunlarıdır” dedi.”

            Markopaşa Gerçeği, Rıfat Ilgazlı Yıllar ve Bizde Yaşadık adlı eserleriyle bir döneme ışık tutan Mehmet Saydur ise şunları söyledi : “Markopaşa, Türkiye’ye girecek olan Marşal Yardımı ve dolayısıyla ABD emperyalizmine karşı çıkarılmıştır. Sabahattin Ali, Rıfat Ilgaz ve Aziz Nesin üçlüsü mizahı yöntem olarak seçmişler, amaç doğrultusunda aydın olmanın sorumluluğunu yerine getirmişlerdir. Basın savcısı, emniyet, hükümet ve diğer gazeteler tarafından müthiş bir karşı saldırı başlatılmış; gazeteleri kapatılmış, toplatılmış, yazarları içeri atılmış, inanılmaz baskılarla karşı karşıya kalmışlardır.  Yedi değişik adla ve sürekli matbaa değiştirerek, bir kezde teksir makinasıyla gazeteyi çıkarabilmişlerdir. Markopaşa’larda ele alınan konular bugün de geçerliliğini korumaktadır. Hatta o zaman yapılan uyarılar bugün gerçekleşmiş durumdadır. Markopaşa’da gördüğümüz ince halk mizahı Rıfat Ilgaz ’ındiğer türdeki yapıtlarına da yansımıştır.”

            Son olarak söz alan Güngör Gençay ise Rıfat Ilgaz ’ın Yürüyüş Dergisi serüvenini anlattı. Sözlerine “ Yürüyüş Dergisi’nin ilk sayıları suya sabuna dokunmayan türdendi. Devrimcilere o günlerde dergi çıkarma izni verilmediği için onlarda “Suya sabuna dokunmayan” türden dergileri kiralıyorlardı. On beşinci sayıdan sonra ise durum tam tersi olur. Dergiyi kiralarlar, derginin künyesinde Sahibi: Ömer Faruk Toprak, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü olarak da Rıfat Ilgaz gözüküyordur artık... O dönemde sorumlu yazı işleri müdürlerine “Kesilmeye giden kurbanlık koyun” gözüyle bakılırdı. Dergilerde şiirleri yayınlanan kimi şairler o şiirleri kitaplaştırdıklarında suya sabuna dokunmayan şiirleri devrimci şiire dönüştürüyorlardı. Oysaki Rıfat Ilgaz Yürüyüş Dergilerinde yayınlanan şiirlerinin içeriğinde hiçbir değişiklik yapmadan kitaplaştırmıştır”

                       

                        Son bölümde ise İrfan Ertel , Rıfat Ilgaz ’ın sevdiği türküleri seslendirdi.

Ali Karagöz ise Rıfat Ilgaz için yazdığı” Bilse ki Suç Kendinde” adlı şiirini okudu.

...

Onun da derdi olurdu

Kazanç vergisi meyhanecinin

Onun kolu kopan

Kolu Aliş’inin hep

Haksızlığa isyan etti yüreği

Bu yüzden az mı mekanı oldu

Cezaevi hastane

Bilirim bir gün

Hesap da verirdi

Düşüncesinin peşinde dolaştırdığı

Ayaklarına bilirim

Kılı bile kıpırdamadan

Bir sabah

Çekerdi kendini darağacına

Bilse ki suç kendinde.

Haziran 2005- Komünist

 
< Önceki   Sonraki >